Tarumar – Engin Turgut

By | 16 Ekim 2021

TARUMAR

Kaba biri değildim, hiçbir kaba sığmayandım, offf
Efkâr çağına mı girdikti, nasıl da koptu heves ipleri.

İğne atsanız yere düşmeyen bir hüzündüm, şok yaralı
Hasret caddesinden gönül vadisine taşınamazdım.

Kum tanesinin içinde neler yaşanıyor umursadık mı?
Saydam olan kirlendi, gülümserdin, ruhum gıdıklanırdı.

Ey hakikat kazıcısı, bir yaprak tanesinin de okyanus
Olduğunu öğrettin bize! Yetim rastlantı, sakil melek.

Rüya sokağında yürü, kuşlar uçsun, içimiz açılsın
Kusura bakılsın, solmasın arkadaşlığın kamaşması.

İncinmiş olanın ahı tutar, kararır oynayanların dünyası
Çiçek veren bahçeye kabûs taşları fırlatılmamalıydı.

Nefsin hevesine hevesli değildim, tutkulu sancıydım
Ağır kuşku kenara çekil, kiraz yanağından öpülürdü.

Haz dilinden kurtulup hâl ehli bir dua olmak isterdim
Dinlediğin düzayak bir şarkı değildim, derinlerdeydim.

Harfler silkelenir kelimelerden, aşkın iklimi dökülür
Güz gözlü, yaz bakışlıydı, kapanırdı hatıralar okulu.

Bana gönlünden bir lokma ışık verir misin derdim
Ne kadar çok yandım da kendimden kurtulamazdım.