Suna Aras – İstanbul Çok Çocukmuş

By | 16 Ekim 2021

Meğer şehirmiş çocuk İstanbul çok çocukmuş
Sürekli çöp toplayan bir lastik eldivenle
Bir elinde bir lastik eldivenle
Ötekinde akide şekerleri
Kollarının yenine burnunu silen
Bir de pazaryerlerinden toplayıp cevizleri
Kırıp kırıp kargalara yediren!

Meğer şehirmiş aşklar İstanbul çok âşıkmış
Kubbeli saraylarda nar içi kadınlarla
Sadabâd şarkılarında saklambaç oynarlarken
Aşklara gözcü seçmiş bir harem cemiyeti
Bütün arka sokaklara mendil düşüren
Galata kulesini!

Meğer şehirmiş şiir İstanbul çok şiirmiş
Haydar paşa garını gördüğümde anladım
Dünya deniz kentlerinin en birincisi
Simitçi martıların sesinde ilk tanrıça
Buğulu gözlerinde Çingene kızlarının
Hayretten donakalmış büyülenmiş olarak
Kalbimi ona verdim!

Meğer şehirmiş açlık İstanbul çok açlıkmış
Yedikule diplerinde zindancı başı Osman
Daha doğmadan önce mehter marşıyla
Ve sonra çoluk çocuk öteki sayılanlar
Terfi etmiş bir gecede bir güzel
Acı ve yoksulluğun tanrısal dergâhına!

Meğer şehirmiş anne İstanbul çok anneymiş
Yakından tanık oldum aşkla ve muhabbetle
İki gözümle gördüm her cumartesi
Gözyaşına ak yalanlar karıştıran anneler
Nasıl söyler bilirsiniz her bayram sabahında
“Ağlamıyorum yavrum soğan acısı kaçtı”
Muhakkak gülümseyip iç çekerek silerler
Kızaran gözlerinin bulutlanmış akını!

Meğer şehirmiş ölüm İstanbul çok ölümmüş
Marmara çocukları ne kadar şansız bilse!
Diplerde derin çatlak diplerde ölüm emri
Durmuş öyle bekliyor ha geldi ha gelecek
Çekiyor bu düşünce damarlarımdan kanı
Yüreğimin içine ölüler dökülüyor