Suç ve Ceza…

By | 4 Şubat 2014

Evin kirasını dört aydır verememişti. Evin sahibi onu mahkemeye vermişti. Uzun süreden beri hasta olmasına rağmen yaşlı tefecinin evine gidebildi.Daha önceden bu kadına birkaç mal rehine burakmıştı. Yaşlı kadın, kız kardeşi ile beraber aynı evde kalıyordu.. Çok zengin olmasına rağmen, kız kardeşi hiç miras bırakmayacaktı. Kız kardeşini çoğu zaman döver, onun her işini takip etmesi gerektiğini düşünürdü.

Mehmet bu sefer verdiği yüksüğekarşın aldığı 1.5 Ruble ile dışarı çıkıp bir meyhaneye gitti. Marmeladov ile tanışıp sohbet etmekten kendini alamamıştı. Marmeladov eşini ve üç çocuğunu çok seviyordu ama çok içyordu. O kadar ki ailenin geçimi için büyük kızı Sonya kötü yerlerde çalışmak zorunda kalmıştı. Mehmet Marmeladov ‘un evine gittiklerinde eşi haykırışla onları yumruklamaya başladı. Hep içiyordu ve evdeki 20 Rubleyi götürüp içkiye vermişti. Mehmet cebindeki parayı oraya bırakarak gitti. Eve geldi, yorgundu. Nastasya bir mektup getirdi. Mehmet heyecanla okumaya başladı mektubu. Annesinden gelmişti mektup. Annesi kız kardeşi Dunya’dan bahsediyordu. Dunya, Pyotr adında 45 yaşındaki bir memurla evlenecekti. Annesi Petersburg’a geleceklerini ve onu çok özlediğini yazıyordu.

Mehmet bu evliliğin olamayacağını düşündü. Dışarı çıktı ve birkaç saat dolaştıktan sonra yorgun düşüp bir yerde uyukladı. Kötü bir rüya gördükten sonra uyandı. Bekçinin baltasını alarak kimseye gözükmeden yaşlı tefeci kadının evine gitti. İçeri girerken onu kimse görmemişti. 2 nci katta boya yapan adamlarda onu yukarı çıkarken görmedi. Tefeci kadının evine girdi ve ona bir kültablası uzattı. Kadın kültablasına bakarken baltayı kafasına indirdi. Kadının ölü bedeni yerde yatıyordu. İçeri daldı ve dolaptan sadece rehin verilmiş, birkaç parça altını cebine attı. Yaşlı kadının kız kardeşiyle içeride karşılaştı. Kızın şaşkın bakışları altında baltayla onu da öldürdü. Ona göre bir kişinin toplumdaki binlerce kişinin refahı ve mutluluğu için ölmesinin bir zararı yoktu. Üstelik bu tefeci kadın çok kötü biriydi. Birkaç kişi kapıya vuruyorlardı. Mehmet titriyor, dışarı çıkıp her şeyi itiraf etmek istiyordu ama yapamadı. Dışardakilerden biri kapının içeriden sürgülü olduğunu fark etti. Yaşlı kadına bir şey olduğunun farkına vardılar. İki kişi kapıcıyı çağırmak için aşağı indi. Bu kaçmak için tam fırsattı, Mehmet kapıyı açtı, hızla merdivenlerden inmeye başladı, aşağıdan gürültü gelmeye başlayınca Mehmet boyacıların dairesinin kapısının arkasına saklandı ve onlar yukarı çıkınca o da dışarı çıkıp değişik bir yoldan eve gitti. Baltayı aldığı yere bıraktı. Çok korkmuştu ve titriyordu. Aldığı mücevherleri ve kıymetli takıları dışarıda bir yerde saklamayı ihmal etmedi.

Mehmet’un rahatsızlığı artmıştı ve üniversite arkadaşı Razumikin ona bakıyordu. tam iki gün uyumuştu. Doktor Zozimov hastalığı atıp kendisine geleceğini söylüyordu. Ama Mehmet uyanınca arkadaşını ve doktoru isteksiz bir vaziyette evden kovdu ve dışarı gidip bir barda oturdu. Eski gazeteleri okurken yanına gelen bir polis memuru Zametov cinayetten bahsedip, üstü kapalı her şeyi anlattı. Mehmet korktuğunu ve endişelendiğini hiç hissettirmedi.

Ertesi gün eve geldiğinde annesi ve kız kardeşi Dünya’ nın kendisini beklediklerini gördü. Çocuğun halini gören anne şaşkınlıkla titriyordu. Onu ertesi gün bay Petroviç’in geleceği görüşmeye çağırırken korkmuştu. Ertesi gün bay Petroviç onları ziyaret etttiğinde, Mehmet haklı çıkmanın gururu

ile gülüyordu. Bay Petroviç kız kardeşini çok aşağılamış, onların fakir bir aile olduğunu söylemek cesaretinde bulunduğu için evden kovulmuştu. Hemen ardından Mehmetda evden ayrıldı ve annesiyle kızkardeşini Razumikin’e emanet etti.

Bay Marmeledov’un cenazesine gittiğinde Sonya’da oradaydı. Sonya’ya karşı inanılmaz bir his içindeydi. Ailesi için Sonya’nın yaptığı fedekarlık onun gözlerini kamaştırmıştı. Birkaç gün boyunca Sonya’yı düşündü ve fırsat buldukça onunla konuşmaya çalışarak geçirdi vaktini. Polis memuru Porfiriy Mehmet’un (Mihailovis adında genç biri cinayeti işlediğini itiraf etmiş olmasına rağmen) cinayet işlediğini biliyor ve onun psikolojik durumunu bildiği için, itiraf etmesi için onu sıkıştırıyor ama tutuklamayacağını söylüyordu.

Sokakta onu katil diye adlandıran Sividrigavlovda aslında bir katildi. Karısını zehirleyip öldürmüştü yoksa Mehmet’un işlemiş olduğu cinayeti ne görmüş ne de duynuştu. Fakat kendiside bir katil olduğundan Mehmet’un taşıdığı endişe dolayısıyla ve Mehmet’un Sonya’ya katil olduğunu söylerken duymuş olduğu için onu polise şikayet etti. Bu adamın karısı Marfa Dunya’nın kocasını ayarttığını düşünmüştü daha sonra yanıldığını anlayıp ona servetinden bir miktar para bırakır.

Cinayeti işlediğini Sonya’ya itiraf etmişti. Sonya’da Mehmet’a “gidip teslim olmasını, yere kapanıp Allah’tan ve insanlardan özür dilemesini” istedi. Mehmet vicdanının verdiği acıya dayanamayıp suçunu polise itiraf etti. Bu korkunç olay sonrasında annesi dayanamayarak öldü. Razumikin ve kardeşi Dunya evlenmişlerdi. Mahkeme Mehmet’un iyi hali, parayı kullanmadığı, daha önceki yaşamında verimli bir üniversite öğrenimi yaptığı, fedakar kişiliği ve kendi kendine teslim olmasından dolayı, çok az bir cezayla 8 yıl kürek mahkumiyetine çarptırıldı. Mehmet’u Sonya her gün ziyaret ediyordu. Sibirya da ailesi ile sürekli mektuplaşan Sonya, Razumikin ve Dunya’nın tek haber kaynağıydı. Mehmet,Sonya’nın sevgisi ile hayata bağlanarak ve geleceğin planlarını beraber hayal etmeye başladılar.