Haydar Ergülen – Sevim Teyze Gökyüzüne Bakıyor…

By | 16 Ekim 2021

SEVİM TEYZE GÖKYÜZÜNE BAKIYOR…

Gökyüzü de Sevim teyzeye ve açılıyorlar birbirlerine
kavuşmak gibi bir şey oluyorlar belki de ilk oluyorlar
mavi gibi tüten iki sevgili sabah denizinin üstünde
Sevim teyze yeryüzüne dönüyor bulmacası için aldığı
gazetesine, 99 adından birini arıyor göğün: tengri,
gökten indirilen denizse göğe çıkan hangisi,
Feza’nın annesi, Deniz’in ablası, Mavi’nin ecesi
Sevim teyze bir yitiriyor bir buluyor, kimin göğündeyim,
aklımın mı anıların mı yazın mı yalnızlığımın mı?
“Anadolu’da zaman ondan sonra aksamıştır” beş harfli
belki de bulmacayı Cemal Süreya hazırlamıştır
sever böyle şiir gibi düşlemeyi şiirdışı işleri
ve şiire sokar onları kahvede masanın üstünde
açarak öğretmen çantasını tıkabasa cins isimlerle:
Otlukbeli, Uzun Hasan, İsmail, Beyazıt, sonu gelmez
bir Ortadoğu haritasında yörük sekmesi
yukarıdan aşağıya, Asya’dan Ankara’ya, akşamdır
“Ölü Timur Gökyüzüne Bakıyor”dur, Sevim teyze harflere
göğün yarısı aklında, aklının yarısı gökte,
beni unuttu burada, göğe soruyor, ölü mü bir şiirde?
Düzyazıyla girilmiştir, şiir ne ki, dağ gibi Anadolu’ya,
gökten başka kimsem kaldı mı biri çağırsın
atlar mı ayışığında ölürdü ağaçlar mı sarhoş yılkıda?
Bakıyor, Veteriner Şevki Bey’in uzun dulu
duruyor, sabah erkenden giyineceği gök bu mu,
“O şimdi bir yaz denizi” olmadan önce…
Her şiir başka bir şiiri hatırlatır, ölü Timur
aksak kader, önce kim unutur?