Esir Şehrin İnsanları – Kemal Tahir – Kitap Özeti

By | 4 Şubat 2014

Esir Şehrin İnsanları – Kemal Tahir – Kitap Özeti

Kitabın yazarı Kemal Tahir’dir.Kitabın ilk basımı 1956 yılında yapılmıştır.Yazarın Mütareke dönemi aydınlarını anlattığı “Esir Şehir” üçlemesinin ilk kitabıdır.Kısaca Birinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul’daki sivil aydınların durumunu konu edinir.

Ana kahramanlar; Kamil Bey Nermin Hanım AyşeFuat Bey Nedime Hanım İhsan Bey Ahmet Bey Niyazi Ağabey Ramiz Efendi ve Fatma Hanım’dır. Kamil Bey Abdülhamid’in en zengin vezirlerinden Selim Paşa’nın tek çocuğudur.Genç yaşta çok büyük bi mirasa konmuş ve hayatının büyük bölümünü yurt dışında geçirmiştir.Nermin HanımKamil Bey’in eşidir.

O da bir Paşa kızıdır.Maddi manevi hiç bir zorlukla karşılaşmamışbolluk içinde yaşamıştır.Ancak babası ansızın öldüğünde kumar borçlarından dolayı varlıkları yağma edilmiştir.O dönemde karşısına çıkan Kamil Bey ile evlenerek hayatını düzene sokmayı amaçlamıştır.

AyşeKamil Bey ve Nermin Hanımın tek çocuğudur.İspanyada doğmuştur ve İstanbul’a döndüklerinde altı yaşına gelmiştir.Küçük yaşına rağmen bir genç kız gibi girişkenhoş sohbet ve bilgilidir.Fuat BeyKamil Bey’den dört yaş büyük Galatasaray’da beraber okudukları bir tanıdığıdır. Mahir Paşa’nın oğludur.Bağlarbaşı’ndaki köşkün komşusudur.İhsan Bey ve Ahmet Bey Kamil Bey’in Galatasaray Lise’sinden sınıf arkadaşlarıdır.Nedime Hanım İhsan Bey’in eşidir.

Niyazi Ağabey; İhsan BeyAhmet Bey ve Nedime Hanım’ın Anadolu’ya yaptıkları yardımlar için aracılık yapan en önemli yardımcıları ve güvenilir dostlarıdır. Ramiz EfendiMütareke’den sonra savaşa geri dönmemiş ve Anadolu’ya yardım etmek için çalışan bir yedek subaydır.Fatma HanımRamiz Efendi’nin karısıdır. Eğitimsiz ancak son derece cesur ve vatansever bir kadındır.

Hikaye’ye geçecek olursak;1914 Dünya Savaşı karışıklığından iki yıl kadar sonra Kamil Bey karısı Nermin ve kızı Ayşe ile birlikte İstanbul’a döner. Savaş yılları süresince yurtdışında mülklerinin bazılarını satarak geçindiği için bir miktar para sıkıntısı çekmektedir. İstanbul’a döneceklerini öğrenen Nermin Hanım’ın halası ve eniştesi israrla kendilerini köşklerinde misafir etmek isterler.

Kamil Bey’de kabul eder. İstanbul’a kendilerini getiren vapur Çanakkale’de durduğunda limana inen Kamil Bey İstanbul’un içinde bulunduğu acı durumu daha iyi öğrenme fırsatı bulur.Şehir yangın yeri halindedir.Kuçuk kız çocukları sefaletten kendilerini satmaktadır ve bulaşıcı hastalıklar giderek yayılmaktadır.Vatanın felaketine dayanamayan subay ve memurların bazıları intihar etmektedirler.

Nermin Hanım’ın halası ve eniştesi son derece büyük ve gösterişli bi köşkte oturmaktaydılar.

Enişte Bey işgal kuvvetlerinin ileri gelenleri ile işbirliği içinde olan gönülden Padişaha bağlıvatanseverlik duyguları gelişmemişher şeye sadece ticaret gözüyle bakan bir insandır.Kamil Bey’i Kerkük’deki topraklarını İngilizlere satması için ikna etmeye çalışmaktadır;ancak Kamil Bey bu emrivakiyi kabul etmez ve en kısa zamanda kendi evine taşınmaya karar verir.Serence bey ‘deki konaklaÇengelköy’deki yalı yanmış olduğundan Bağlarbaşı’nda bulunan çok uzun yıllardır bakım görmemiş köşkü tamir ettirerek orada yaşamayı planlar.Köşkün tamiri esnasında eski arkadaşı Fuat Bey’le görüşür ve o’nun başına gelen bir felaket neticesinde yaşamını tamamen değiştirerek bir kadiri dervişi olduğunu öğrenir.

Fuat Bey İtalyan olan karısının çocuğunu da yanına alarak başka birine kaçması yüzünden çocuğunu da kaybetmiş olmanın acısıyla derviş olmaya karar vermiştir.İki yıllık derviş Fuat Bey’leiki yıllık yoksul Kamil Bey köskün yeniden yapılmasında kader birliği yaparlar.

Birbirlerine hayat görüşlerini anlatarak etkilerler.16 Mart 1920′de işgal altında olan İstanbul tekrar işgal edildi.İngilizler İstanbul’u ikinci kez işgal ederken Eskişehir ve Afyonkarahisar’daki askerlerini geri çektiler.Osmanlı yanlısı olanlar sanki İstanbul’u Kuvayi Milliyeciler işgal etmişler gibi Anadoluya ateş püskürmekteydiler.Bazaıları içinse son umut Anadoludaydı. Kamil Bey ömründe Yakacık’tan öteye geçmemiş bir İstanbullu olduğundan Anadolu hakkında hiç bir fikri yoktu. ve bu düşünceye bu sebeple katılmıyordu.Anadolu’dan Mustafa Kemal ile ilgili bazı haberler geliyordu.İstanbul’da aydınlar bazı dernekler aracılığıyla Anadolu’ya yardım gönderiyorlarsubaylar gizlice Anadolu’ya kaçıyorlardı.

Kamil Bey vatansever olmanın neyi gerektirdiğine hala karar verememişti.Bu dönemlerde karşısına Galatasaray Sultani’sinden sınıf arkadaşı Ahmet Bey çıktı.Ona arkadaşları İhsan’ın yedek subay olarak harbe gitmişbeş kere yaralanmışbüyük yaralar göstermiş esir düşmüşkurtulup gelince küçük bir sermaye uydurup bi dergi çıkartmaya başlamış Kuvayi Milliye’yi tuttuğu için mimlenmişüzerine işlemediği bir suç atılarak on yıl kürek cezasına çarptırılmış olduğunu anlattı.İhsanın karısı Nedime Hanım’ın dergiyi çıkartmaya devam ettiğini ancak çok zorluk çektiğini söyledi.İhsan Bey’le Ahmet Bey Kamil Bey’in Nedime Hanım’a yardımcı olabileceğini düşündüler ve bunu Kamil Bey’e Ahmet Bey teklif etti.

Kamil Bey’den ilk defa bir fedakarlık isteniyorduböyle bir hizmeye evvelden beri muhtaçtı.İşi sevinerek kabul etti.Hemen İhsan Bey’i Ahmet Bey’le beraber ziyaret ettiler.İhsan güçsüz düşürüldüğümahpusa tıkıldığı halde büyük bir iş yapmakta olduğu belliydi.Kamil hayata girmeye başladığını ve bunun kendisi için iyi olduğunu düşünüyordu.

Çıkartılan gazetenin adı Karadayı’ydı.Artık Kamil’de memleketi kavrayanfelakete karşı çıkanların yanındaarasındaydı.Elinde iyi-kötü bir savaş silahı olan bir sorumlu insandı.Nedime Hanımla tanıştı.Nedime Hanım kendisine gazete çıkarmaktan başka işlerde gördüklerinimimli olduklarını bir çok hafiye ve sivil polisin kendilerini sık sık ziyaret ettiklerini anlattı.Önce onların dostlarını tanıması gerektiğini belirtti bunlardan en önemlisi Niyazi Ağabeydi.Kamil Beygazetedeki çalışma ortamını düzeltmek için evden birçok eşyayı oraya taşıttı.Antika bir Buda heykeli satarak elde ettiği parayla işe dört elle sarıldı.

Gün geçtikçe Nedime Hanım’ın görüşlerinincesaretininvatan sevgisinin etkisi altında kalarak ona hayran oldu.Nedime Hanım hamileliği ilerlemiş olmasına rağmen çalışmaya devam ediyordu.Gazete ünlü yazar ve şairlerin toplanıpmemleket meseleleri ile ilgili görüştükleribuluştukları bir yer haline geldi.

Niyazi Ağabey’den biraz bahsetmek gerekirsekendisi seferberlliğin her cephesinde çarpışmışYunan’a ilk kurşunu atanlar arasında olan biridir.Oğlu rum çetelerince öldürülmüş kızının ise ırzına geçilmiştir.Karısı Anadolu’da kaybolmuş düşmana duyduğu kin duyduğu kin öylesine artmış ki nerede tehlikeli bir iş sezse hizemete koşar hale gelmiştir.İhsanNedimeAhmet ve Kamil Bey ona sonuna kadar güvenirdi.

Bir gün Ahmet Bey perişan bir şekilde gazeteye geldi ve acilen 50bin liraya ihtiyacı olduğunubin ton cephanenin Anadoluya gönderilmek üzere zorluklarla gemiye yüklendiğinipazarlıkta önce 11bin lira istendiğini ancak daha sonra Rozalti isminde birinin fiyatı 50bin liraya çıkardığınıeğer aradaki farkı bulup veremezse halkın parası olan 11bin liranında yanacağını anlattı.Hiç birinde metelik yoktuborç alabilecekleri herkesi düşünüdler;ama hiç umut yoktu.Kamil Bey nakliye şirketinin direktörünü tesadüfenEnişte Bey’in evinde tanıdığını hatırladı ve son çare olarak onunda görüşmeye gitti.

Direktör FransızdıKamil Fransızlar’ın her çeşit vatanseverliği hoş görürlülük ile karşılayacağını düşündüğünü söyleyerek durumu açıkca anlattı.Direktör zaten taşıma ücretinin 11bin lira olduğunu aradaki fazkın Rozalti tarafından istenmiş olabileceğini tahmin ederek onlara yardım etmeyi kabul etti.Gemi sefere çıktıktan sonra Rozalti’nin işine son verdi.Nedime Hanım’ın rahatsızlanarak eve gittiği bir gün Niyazi gazeteye gelerek acilen Nedime ile görüşmesi gerektiğini söyledi.KamilNedime’nin rahatsız edilemeyecek kadar hasta olduğunune gerekiyorsa kendisinin yapacağını;artık kendisine güvenebileceklerini söyledi.

Niyazi çok önemli bazı evrakların Karadeniz postası yapan Gülcemal vapuruna teslin edilmesi gerektiğini;ancak Ahmet’in bir gece evvel tutuklandığınıevrakların Nedime Hanım’da olduğunu söyleyerek sadece Nedime ile bu işi halledebileceğini anlattı.Kamil aniden aklına gelen bir yalanla Nedime’nin adada yakınlarının yanında olduğunuve ancak kendisinin ona ulaşabileceğini söyledi. Niyazi bu durumda mecbur kalarak detayları açıklamak zorunda kaldı.

Niyaziyi atlatan Kamil karışık yollardan Nedime’nin evine ulaşarak durumu anlattı Nedime evrakları vapura kendisi teslim etmek istediğinibu işe karışmamasının daha iyi olacağını söyledi.Kamil Nedime’yi de kendisinin güvenilir olduğuna ikna etmeyi başardı.İlk kez bu kadar büyük bir iş yapabileceği için kendini şanslı hissediyordu.Bir çok zorlukdan sonra gayet önemli belgelerle dolu kuru üzüm sandığını Tophane rıhtımındaGülcemal vapurunun kahvecisi Ramiz Efendi’ye verirken suç üstü yakalandı.Uzun ve yorucu sorgularda kendisine bir paşa oğlu olduğu için iyi davranıldı.

Tüm suçlamaları inkar ettibelgeleri bilmediğiniRamiz’i tanımadığını söyledi.Sorgulamayı yapan yüzbaşı Nedime Hanım’ın elebaşı olduğunu bildiklerini kendisini uzun süredir takip ettikleriniitiraf ederse babasının hatırı için kendisini affedeceklerini söylesede Kamil Bey kessinlikle bunu kabul etmedisonuna kadar Nedime Hanım’ı korumaya devam etti.Yüzbaşı arkadaşlarından birinin Nedime Hanım hakkında tüm bilgiyi verdiğiniArarat vapurunda kaçırılan cephane işi içinde onun sorumlu olduğunu bildiklerini söledi.

Kamil Bey gemide cephane olduğunu bilmediğini ilaç ve hastane malzemesi yüklü olduğunu sandıklarını bunun için Fransız direkötöre kendisinin aracı olduğunuNedime Hanım’ın suçu olmadığını söyledi. Yüzbaşı Nedime’nin özellikle rahatsızlanarak adaya gittiğini evrakları teslim etmesi için Kamil’i kullandığını söyledi.

Bunları ispatlamak için bir şahitleri olduğunu da belirtti.Her şeye rağmen Kamilinkara devam etti.Şahitle yüzleştirilmesini istedi. Askerler şahidi getirdiler.Kamil içeri gelen bu perişan insanı tanıyamadı.Bu Ahmetti. Ahmet inanılmaz işkencelere maruz kalmıştı.Yüzbaşının söylediği her şeyi kabul etti.

Bütün suçun Nedime Hanım’ın olduğunu söyledi.

Kamil çılgına döndüo anda aklına gelen ilk yalanı söyleyerekAhmet Nedime’ye aşıktıkendisi tutuklanınca Nedime’nin dışarda olmasına dayanamadı ve kıskançlıktan bunları uyduruyor diyerek saldırdı. Ahmet her şeyi olduğu gibi bunu da kabul etti ve o akşam hapiste intihar etti.Kamil Nedime’nin adaya gitmedi hikayesini sadece Niyazi’ye söyledği bir yalan olduğunu bildiğinden gerçek ihbarcının o olduğundan emindi;ama yinede Ahmet’i de affedemedi.Eşinin eve gelmemesinden meraklanan Nerminhala ve eniştesinin yardımıyla Kamili buldu ve görüştüler.

Nermin HanımKamil’i hiç anlayamıyordu. Kendisinin ve kızının perişan olduğunu eniştesinin yardımcı olduğunu ve artık işbirliği yapması gerektiğini söyledi. Karısının Padişah yanlısı tutumu kızının özlemiKamil!in direncini kırıyordu.

Fakat kutuyu teslim ederken yakalandığı Ramiz Efendi ile yaptıkları arkadaşlıkdaonun cesaretindenkarısı Fatma’nın vatanseverliğindentüm cahilliğine rağmen kocasını Anadolu’ya yardım etmek için yüreklendirmesinden öylesine etkilendi ki kendinden utandı ve kararından dönmedi.Son bir teklifle kendisine Roma Elçiliği’nde baş katip olması ve Nedime Hanım hakkında bilgi verdikten sonra hiç bir yüzleştirmeye ve mahkemeye çıkarılmadan yurt dışına gönderilmesi tekilf edilmesine rağmen kadını korumaya devam etti.

Ramiz’e de Kamil alehinde ifade vermesi için baskılar yapıldı ama o hiç oralı olmadı.Bu arada İnönü Zaferi’nin haberi bir bayram sevinci gibi İstanbul’a ulaştı.Mahkemede Ramiz beraat ettiKamil Beyyedi yıl kürek cezasına mahkum oldu.Ramiz EfendiKamil Bey’in elini öptü ve “Yanlızca sizin elinizi öpmedimbütün kahramanların ellerini öptüm.İnönüde ölenlerinsakat kalanlarınmahpus yatanların.İşin sonuna geldikburadaki misafirliğiniz çok çok birkaç ay sürerben Anadolu’ya geçsemde Fatma Hanım mutlaka size gelir ömrümün sonuna kadar minnetle hatırlayacağım.”dedi.Ramiz Efendi çıktı.Kapı kilitlendi.