Duygudurum Bozukluğu

By | 30 Eylül 2021

Duygudurum bozuklukları; psikoloji alanında tanı konması hayli karışık olan, kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen ve hatta intihar teşebbüslerine varabilen tehlikeleriyle oldukça ciddi bir akıl sağlığı sorunudur.

Her bireyin günlük yaşamında, ani duygu iniş ve çıkışlarının yaşanması bir seviyeye kadar olağan kabul edilir. Bunlar ruh hâlindeki normal dalgalanmalardır. Ancak, kişinin ruh hâlindeki değişimler günlük aktivitelerde, iş ve sosyal yaşantıda belirgin bir şekilde negatif etki göstermeye başlıyorsa, duygudurum bozukluğu söz konusu olabilir.

Duygudurum Bozukluğu Nedir?

Duygudurum bozukluğu, kişinin duygusal durumunu etkileyen bir akıl sağlığı sorunudur. Bir kişinin uzun süreli aşırı coşkunluk (mani), aşırı üzgünlük (depresyon) veya her ikisini birden (bipolar; yani iki uçlu) deneyimlediği bir bozukluktur.

Olaylara bağlı olarak kişinin ruh hâlinin değişmesi normaldir. Bir duygudurum bozukluğu teşhisi konması için semptomların birkaç hafta veya daha uzun süre mevcut olması gerekir. Duygudurum bozuklukları; bireylerin davranışlarında değişikliklere neden olabilir ve iş veya okul gibi rutin faaliyetlerle başa çıkma becerilerini etkileyebilir. En yaygın duygudurum bozukluklarından ikisi depresyon ve bipolar bozukluktur.

Depresyon

Depresyon, yaygın görülen bir zihinsel bozukluktur. Keder veya üzüntü; bir eşin veya aile üyesinin ölümü, işten atılmak veya büyük bir hastalığa yakalanmak gibi travmatik olaylara verilen doğal bir tepkidir. Fakat, depresyona sebep olan olayların bitiminde veya belirgin bir neden olmaksızın depresif ruh hâli devam ediyorsa, bu durum klinik veya majör depresyon olarak sınıflandırılır. Bir kişiye klinik depresyon tanısı konulabilmesi için semptomların en az iki hafta sürmesi gerekir.

Birkaç farklı depresyon türü vardır. Belirtileri, türler arasında farklılık gösterir.

Doğum Sonrası (Postpartum) Depresyon

Depresyonun bu türü, doğumdan sonraki 3 ay içinde ortaya çıkar. Bu bozukluk, doğumdan sonra kadınların yorgun hissetmesiyle karıştırılmamalıdır. Doğum sonrası yorgunluktan farklı olarak, postpartum depresyon; evde, işte veya okulda önemli zorluklara ve işlev bozukluğuna neden olur. Bununla birlikte, aile üyeleriyle sağlıklı ilişkileri devam ettirmede ve hatta bebeğe duygusal olarak bağlanmada da sorunlara yol açabilir.

Melankolik Depresyon

Günlük hayattaki tüm aktivitelerde veya büyük bir kısmında haz kaybı, zevk veren uyaranlara tepkisizlik, keder ve umutsuzluktan daha belirgin bir depresif ruh hâli, sabah saatlerinde kötüleşen semptomlar, aşırı kilo kaybı veya yoğun suçluluk duygularıyla kendini gösterir.

Psikotik Majör Depresyon

Depresyonun bu alt türünde, bireyler; sanrılar (yanlış ama değişmeyen fikirler, düşünceler) veya çok yaygın olmasa da halüsinasyonlar gibi psikotik semptomlar gösterebilirler.

Katatonik Depresyon

Motor davranış bozukluklarını ve diğer semptomları içeren, nadir fakat şiddetli bir depresyon şeklidir. Katatonik depresyonlu bireyler; konuşarak iletişim kurmayı reddedebilir, anormal derecede hareketsiz bir günlük hayata sahip olabilirler. Depresyonun bu türünde, bireylerin amaçsız veya tuhaf hareketler sergiledikleri de gözlemlenmiştir. Katatonik semptomlar şizofrenide veya manik (coşkun, aşırı duygular/hareketler sergilenen) dönemlerde de ortaya çıkabilir.

Mevsimsel Depresyon

Kış depresyonu olarak da bilinen mevsimsel duygudurum bozukluğu; bazı insanlarda sonbahar veya kış aylarında ortaya çıkıp ilkbaharda kendiliğinden iyileşen bir depresyon alt türüdür.

Distimik Depresyon (Süreğen Depresif Bozukluk)

Klinik depresyonla aynı fiziksel ve bilişsel semptomların, daha hafif fakat daha uzun süreli görüldüğü bir depresyon alt türüdür.

Bipolar Bozukluk (Manik-Depresif Bozukluk)

Bipolar bozukluk ya da diğer adıyla iki uçlu duygudurum bozukluğu; önceden manik depresyon olarak adlandırılmış, kişinin ruh hâlindeki değişimlerle karakterize bir duygudurum bozukluğudur. Bu bozukluğa sahip bir birey düşük bir ruh hâli yaşadığında semptomlar klinik bir depresyona benzeyebilir. Depresif dönemleri takip eden manik dönemler görülen bozuklukta, bu iki uçtaki duygular sürekli bir döngü hâlindedir. Manik bir dönem sırasında, kişi kendini mutlu ya da huzursuz hissedebilir veya sonuçlarını düşünmeden kontrolsüz davranışlar sergileyebilir. Bipolar bozuklukların da semptomların seyrine göre değişen farklı alt türleri vardır.

Bipolar I

En şiddetli bipolar bozukluk formudur. Manik ataklar en az yedi gün sürer ve hastanede kalmayı gerektirecek kadar şiddetli olabilir. Depresif dönemler bu alt türde çok görülmese de yaşandığında genellikle ortalama iki hafta sürer.

Bipolar II

Bipolar I’dekine benzer depresyon-mani döngülerine neden olur. Bipolar II bozukluğu olan bir kişi, daha az şiddetli bir mani türü olan hipomani de yaşar. Hipomanik dönemler, manik dönemler kadar yoğun veya rahatsız edici değildir. Bipolar II bozukluğu olan bir kişi, genellikle günlük sorumlulukları yerine getirebilir ve hastanede tedaviye ihtiyaç duymaz.

Siklotimik Bozukluk

Psikiyatri alanında tanımlanması ve ayırt edilmesi en zor bozukluklardan biridir. Siklotimi; genellikle erken yaşlarda tanınması zor bir şekilde başlayan depresyon ve hipomaninin, sık ve kısa döngüleriyle karakterize bir bipolar alt türüdür. Bu hastalar sadece kısa aralıklarda normal ruh hâli yaşarlar. Yetişkin bireylere siklotimi teşhisi konulabilmesi için semptomların en az iki yıl sürmesi gerekir.

“Diğer” ya da “Tanımlanmamış” Bipolar Bozukluk

Bu tür bipolar bireylerin semptomları, kategorize edilmiş diğer alt türlerin belirtileriyle uyuşmaz; ancak bireyler gündelik hayatı etkileyen, anormal ruh hâli değişikliklerine sahiptir.

Duygudurum Bozukluğunun Sebepleri Nelerdir?

Duygudurum bozuklukları çeşitli genetik, biyolojik, çevresel ve diğer faktörlerden dolayı ortaya çıkabilir. Bu faktörler genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

  • Ailede duygu durum bozukluğu tanısı almış bireylerin olması
  • Travma, stres veya büyük yaşam değişiklikleri
  • Fiziksel hastalık veya belirli ilaçların kullanımı; ilaç bağımlılığı

Duygudurum Bozukluğunun Semptomları Nelerdir?

Duygudurum bozukluğunun semptomları, bozukluğun türüne bağlı olarak değişebilir. Majör (klinik) depresyon belirtileri şunlardır:

  • Çoğu zaman veya neredeyse her gün üzgün hissetmek
  • Enerji eksikliği veya hâlsizlik
  • Çaresiz veya umutsuz hissetmek
  • İştahsızlık veya aşırı yemek yeme
  • Önceden eğlendiren aktivitelerden zevk alamamak
  • Aşırı uyku veya uykusuzluk
  • Ölüm veya intihar hakkında tekrar edici düşünceler
  • Konsantrasyon veya odaklanma zorluğu

Bipolar bozuklukta; depresif dönemlerde görülen semptomlara ek olarak, manik dönemlerde şu semptomlarla karşılaşabilir:

  • Aşırı enerjik, coşkun veya mutlu hissetmek
  • Hızlı konuşmak
  • Ajitasyon, huzursuzluk veya sinirlilik
  • Çok fazla para harcamak, dikkatsizce araba kullanmak gibi hayati risk taşıyan davranışlar
  • Aktivitede olağandışı artış veya aynı anda çok fazla şey yapmaya çalışmak
  • Birbiriyle yarışan düşünceler
  • Uykusuzluk veya uyku sorunu
  • Belirgin bir sebep olmadan gergin olma durumu

Duygudurum Bozukluğunun Tanısı

Duygulardaki her iniş-çıkış bir sorun değildir veya duygudurum bozukluğuna işaret etmez. Aynı zamanda, duygudurum bozuklukları benzer semptomlara sahip diğer akıl sağlığı hastalıklarıyla da (anksiyete vb.) karıştırılabilir.

Duygudurum bozukluklarının tanısında; hem semptomlara neden olabilecek tiroit, vitamin eksikliği veya diğer hastalıkları elemek için yapılan fiziksel muayeneler hem de ruh sağlığı değerlendirmeleri uygulanır. Yapılan fiziksel muayenelerde hastaların kullandığı ilaçlar da sorgulanır. Psikologlar veya psikiyatrlar gibi akıl sağlığı alanında uzman hekimler, rahatsızlık sebebiyle başvuran bireylere anket uygulayabilir. Uzman doktorlar; semptomlarla, uyku ve yeme alışkanlıkları ve diğer davranış biçimleriyle alakalı sorular sorarak hastalığı teşhis edebilirler.

Duygudurum Bozukluğunun Tedavisi

Duygudurum bozukluğunun türüne ve semptomlarına uygun çeşitli tedaviler uygulanmaktadır. Bu türdeki bozukluklar, genellikle ilaç tedavisi ve psikoterapi kombinasyonuyla tedavi edilmeye çalışılır. Terapi seansları bir psikolog, psikiyatrist uzmanı tarafından uygulanabilir. Duygudurum bozuklukları uzun yıllar sürebilir, semptomları durağanlaşıp yeniden ortaya çıkabilir; bu sebeple bireylerin kendilerini tanıması, bozukluğun farkında olması ve semptomlarını kontrol etmeyi öğrenmesi hayat kalitesini yükseltmede son derece önemlidir.

Depresyon ve/veya bipolar bozukluklarının tedavisinde bazı ilaçlar da kullanılabilir. Kullanılan ilaçlardan biri antidepresanlardır. Antidepresanlar kendi aralarında çeşitli türlere ayrılır. Farklı antidepresan türlerinin etkinliği, kişiye bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Antidepresanlar; uzmanlar tarafından belirlenmeli ve reçete edildiği şekilde kullanılmalıdır. Bu tür ilaçlar, etkilerinin tam olarak görülmesi için 4-6 hafta boyunca kullanılmalıdır.

Bipolar bozuklukta veya diğer bozukluklarda ortaya çıkan duygudurum dengesizliklerini dengelemek amacıyla; antidepresanların yerine veya antidepresanlarla beraber, duygudurum dengeleyici ilaçlar da kullanılabilir. Bu tür ilaçlar anormal beyin aktivitesini azaltır.

Depresyon veya diğer duygudurum bozuklukları olan hastalar, çeşitli psikoterapi veya danışmanlık seanslarından, beyin stimülasyonu tedavilerinden ya da ışık tedavisinden yararlanabilirler. Bilişsel davranışçı terapi yöntemi, bu alanda en başarılı sonuçlar alınan tedavi yöntemlerinden biridir.

Ek olarak; duygudurum bozukluklarından etkilenen bireylerde eğer kendilerine veya başkalarına zarar verme isteği veya teşebbüsü varsa, intihar düşünceleri mevcutsa veya bu konulardaki düşünceler süreklilik gösteriyorsa, bireyler hastaneye yatırılarak tedavi altına alınabilir.