Dokuzuncu Hariciye Koğuşu kitap özeti

By | 4 Şubat 2014

Kitabın Adı    : Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Kitabın Yazarı   : Peyami SAFA

Basın Yeri ve Tarihi   : İstanbul 1986

1. Kitabın Özeti:

Yazar uzun yıllardan beri ayağında sorun yaşamaktadır ve bundan dolayı sürekli doktora gitmektedir. Yazar ayağındaki bu sorun için muayeneye gittiğinde doktor yazara ayağının durumunun kötüye gittiğini ve bir seçim yapması gerektiğini söyler. Bu seçim ise ya ayağı kesilecektir ya da bu şekilde ağrı çekmeye devam edecektir. Yazar bu olayı annesine anlatmamak için çeşitli bahaneler bularak annesine ayağının durumunun iyi olduğunu söyler.

Yazar akrabası olan Paşa’ nın evinde kalmaktadır. Paşa’ ya kitap okumayı ve Paşa da yazarın kendisine kitap okumasını çok sever. Yazar, Paşa’ ya kitap okurken Paşa’ nın kızı Nüzhet onu dışarıya çağırır. Yazarda Paşa’ ya kitap okuduğunu söylemesi üzerine Nüzhet babasının uyuduğunu söyler ve birlikte dışarıya çıkarlar. O andan itibaren Nüzhet ile yazar arasında sıcak bir ilişki başlar. Yazar ile Nüzhet konuşurlarken Nüzhet yazara kendisini Doktor Ragıp’ ın istediğini söyler.

Gece Nüzhet yazarın odasına gelir ve konuşmaya başlarlar. Bir süre sonra yazarın Nüzhet’ i öpmesiyle Nüzhet hemen odasına gider.

Daha sonra yazar kontrol için hastaneye gider ama operatör derste olduğu için beklemek zorundadır. Beklerken doktoruyla beraber bir odaya girerler ve bu odada ölüler vardır. Doktor bu ölüleri yazara gösterir. Daha sonra doktoruyla beraber dışarıya çıkarlar. Doktoru yazara kendisini sürekli güçlü tutmasını yemesini ve ayağının üzerine basmamasını söyler ve bir köy lokantasına girerler. Burada yemekleri önlerine geldiğinde yazar yekten bir lokma alırken önündeki etin sanki biraz önce çıktıkları odadaki insanları etiymiş gibi hisseder ve hemen dışarı çıkar. Daha sonra içeriye girer ve tekrar oturur.

Hastanede işi bittiğinde eve gider. Buradan eve gittiğinde herkesin odada durduğunu görür ve odaya girer. Odaya girdiği anda herkes susar. Yazar bu sessizlikten şüphelenir ve odadan ayrılır, bahçeye çıkar. Bir süre sonra yanına Nüzhet gelir ve neden böyle davrandığını sorar. Yazarda kendisi odaya girdiğinde herkes sustuğu için kızdığını söyler. Bunun üzerine Nüzhet bir açılamaya yapar ve bu açıklamada annesinin giyindiğini o sırada kendisinin geldiğini söyler.

Yazar daha sonra odasına çıkarken Nurefşan gelir ve yazarla birlikte odasına girer. Yazar Nurefşan’ ın çıkmasını beklerken Nurefşan’ ın kendisine bir şey söylemek istediğini fark eder. Bunun üzerine yazar bir yerden konuyu açar ve Nurefşan’ dan gerçeği öğrenir. Nüzhet ona yalan söylemiştir. Nüzhet yazara yalan söylemiştir.

Gece olduğunda yazar sessizce Nüzhet’ in odasına gider ve konuşmak istediğini, kendi odasına gelmesini istediğini söyler. Nüzhet yazarın odasına geldiğinde neden yalan söylediğini sorar. Nüzhet ilk başlarda bilmezlikten gelir; ama bir süre sonra gerçeği söylemek zorunda kalır. Doktor Ragıp’ ın annesi o gün eve gelmiştir ve Nüzhet’ in annesiyle söz ve nişan işini konuşmuşlardır.

Ertesi gün Doktor Ragıp’ ın uşağı eve gelir ve akşama Ragıp Bey’ in geleceğini söyler. Yazar ilk defa Doktor Ragıp’ ı görecektir. Doktor Ragıp geldiğinde odada oturulur. Bir süre sonra Paşa Doktor Ragıp’ a yazarın ayağının durumunu anlatır ve Doktor Ragıp kendine göre cevap verirken yazar kızarak tepki gösterir.

Ertesi gün yazar yeniden hastaneye gider. Hastane dönüşünde eve geldiğinde Paşa yazarın Doktor Ragıp üzerindeki görüşlerini alır ve konuşurlar. Daha sonra Paşa yazarın yengesine (Nüzhet’ in annesi) bakarak Doktor Ragıp’ ın kızlarını mutlu edip edemeyeceğini sorar ve aralarında tartışma çıkar.

Ertesi gün yazar doktorunun uyarıları göz önünde bulundurarak merdivenlerden yavaş yavaş inerken Nüzhet ile annesi arasındaki konuşmaları duyar. Bu konuşmalarda ev içinden birini Nüzhet’ in annesi kötülemektedir ve bu büyük bir ihtimalle yazardır. Ama yazar yinede diğer ihtimalleri göz önünde bulundurarak kendisini teselli etmeye çalışır. Bunun üzerine yazar o evde daha fazla kalamazdır ve evine gitmek ister ama bunu Paşa’ ya söylerken iyi bir mazeret bulması gerekmektedir. Bir mazeret olarak ta Erenköy’deki eczanelerin iyi muayene yapmadıklarını söyler ama yinede Paşa evine o gün gitmesini istemez ve bir gün daha kalmasını söyler.

Ertesi gün yazar evine gidecekken annesi çıkagelir ve mecburen birkaç gün daha o evde kalmak zorunda kalırlar. Akşamına Doktor Ragıp ve annesi yemeğe gelecektir. Ragıp Bey geldiğinde hemen yemeğe oturulur ve konuşmaya başlanır. Yazar gerekmediği sürece pek konuşmaz; ama bir süre sonra Paşa’ nın sorduğu soruyla Paşa, Doktor Ragıp ile yazar arasında bir münakaşa başlar. Daha sonra bu Münakaşaya Nüzhet’ de karışınca münakaşa tehlikeli bir durum alır. Bunun üzerine yazar susmayı tercih eder ve ortalık sakinleşir.

Ertesi gün Nüzhet yazara bir önceki gün yemekte olanlardan dolayı kırgındır ve yazarla çok az konuşur. Yazar ise balkona çıkar ve ayağını bir kenara uzatarak güneşlendirir. Bir süre sonra Nüzhet yazarın yanına gelir ve konuşmaya başlarlar. Daha sonra Nüzhet sinirlenerek yazarın yanından gider.

Artık yazar ve annesi evlerine gelmişlerdir. Yazar evine geldiğinde ağrıları daha çok artmıştır ve bir süre sonra komşularının yardımıyla hastaneye giderler.

Hastanede hemen pansuman ve ilk yardım yapılır. Doktor yazara dediklerini uygulamadığı için kızar ve ayağındaki tehlikenin daha da büyüdüğünü söyler. II. hariciye polikliniğe kaldırılıp pansuman yapıldıktan sonra evine gönderilir.

Yazar evine gittiğinde yazarın bütün akrabaları onların evine gelmiştir. Akrabalarından bir kadın sürekli olarak hastaneden getirdiği malzemelerle yazarın pansumanını yapar.

Daha sonra akrabalarından biri yazara ve annesine bir Alman doktoru önerir ve oraya giderler. Aman doktor pekiyi incelemez ama daha sonra gelen Türk doktor yazar ile çok ilgilenir. Fakat bu doktorunda yapabileceği fazla bir şey yoktur.

Mithat Bey ile yazar Operatör ile görüşmeye giderken operatörün ameliyatta olduğunu öğrenirler ve onun odasında beklerler. Daha sonra operatör odaya girince yazarı görür ve şaşırır. Hemen yazarı muayene odasına alır ve muayene eder.

Doktor Mithat Bey’ e belki birkaç ameliyat sonrasında ayağın kurtarılabileceğini söyler. Bunu duyan yazar ise hemen kabul eder. Doktor Dokuzuncu Hariciye koğuşunun ertesi gün boşalacağını ve yazarı da oraya yerleştirebileceklerini söyler.

Ameliyat için hemen hazırlıklara başlanır ve yazar hastaneye yatırılır. Yazar hastanede kendini çok yalnız hissetmektedir. Hasta yatağında yatarken içeriye giren hasta bakıcı yemek getirmiştir; ama yazarın yemek yiyecek hali yoktur. Hasta bakıcı tekrar yemek tabağını almaya geldiğinde ise tabağın dolu olduğunu görünce yazara sorar ve yazarda hiçbir şey yemek istemediğini söyler.

Bir süre sonra artık yazar o kadar çok sıkılmıştır ki duvarlar üzerine üzerine geliyordur. Önünde duran zile basmak için uzanmıştır ve birkaç kere basmıştır; ama kimse gelmemiştir. Daha sonra yazar kendine gelmeye başladığında başında birçok kişinin bulunduğunu fark etmiştir; ama bu kişileri konuştuklarını anlamayacak durumdadır ve hemen ardından doktor gediğinde bu kişiler hemen dağılmışlardır. Doktor yazarı teselli etmeye çalışıyordur; ama yazar sadece “Nüzhet” diyordur.

Artık ameliyat günü gelmiştir. Yazar odasında yatarken dışarıdan bağrışmalar gelmiştir ve bu bağrışmaların hemen ardından odaya bir hasta bakıcı kadın girmiştir. Hasta bakıcı kadın hemen yazarı alıp pansuman odasına götürmüştür ve burada bağırmadan hiçbir şey yapamayacaklarını söylemiştir.

Pansuman sonrasında yazarı bir odaya sokmuşlardır ve bir sedyenin üzerine yatırmışlardır. Yazar etrafına baktığında beyaz önlüklü doktorları görüyordur; fakat onların konuştuklarını anlayamıyordur. Hemen ardından gözüne bir pamuk koymuşlardır ve yazarı bayıltmışlardır.

Yazar uyandığında ameliyatı başarı ile atlatmıştır ve pansumana gitmektedir. Artık ayağı iyileşmiştir fakat bir süre ayağının üzerine basmaması gerekmektedir. Pansumanın hemen ardından annesi, Mithat Bey ve arkadaşı gelerek yazarı hastaneden çıkarmışlardır.

2. Kişiler:

Çocuk(Yazar): Ayağı sakat bir çocuk (Syf:, Prg: ). 15 yaşında bir çocuktur(Syf: 28, Prg: 3)

Annesi: Çocuğunun durumuna çok üzülmektedir(Syf: 17, Prg: 2)

Nüzhet: 19 yaşında bir genç kız (Syf: 28, Prg: 3). Piyano çalıyor (Syf: 77, Prg: 5).

Paşa: Yazarın uzaktan akrabasıdır (Syf: 21, Prg: 3). Yazarın kendisine kitap okumasını seven birisidir(Syf: 21, Prg: 3). Fransızca’ yı Türkçe’ ye tercih eden biridir (Syf: 79, Prg: 5).

Doktor Ragıp: Nüzhet ile evlenmek istemektedir(Syf 24:, Prg: 2). Uzun boylu, ince ve sarı saçlı, mavi gözlü, baş daima gülmeye alışmış ve ciddi halinde bile gülümseyen bir fiziksel yapıdadır (Syf: 67, Prg: 3). Paşa gibi Fransızca’ yı Türkçe’ ye tercih eden biridir (Syf: 79, Prg: 5).

Nurefşan: Paşa’ nın evindeki hizmetli kadın

3. Mekân:

Muayene Odası: “Öğleye doğru muayene odasının önü doluydu.” (Syf:6, Prg: 2)

“Bende o muayene odasının ve nice muayene odalarının önünde senelerce bekledim.” (Syf: 7, Prg: 3)

Paşa’ nın evi: “Paşa, kanepede, kendisini tanıdığım ve hatırladığım günden beri oturduğu tarafta oturuyordu.” (Syf: 19, Prg: 1).

Erenköy: “Bu akşam Erenköyü’ ne gideceğim…” (Syf: 18, Prg: 3).

Köy Lokantası: “Bir köy lokantasına giriyoruz.” (Syf: 43, Prg: 3).

II. Hariciye Polikliniği: “Hastayı 2. hariciye polikliniğine götürelim.” (Syf: 87, Prg: 1).

4.Zaman:

Haziran Ayı: “Bir gün yukarı sofa balkonunda oturuyor, bağlara bakıyordum. Haziran. Öğle vakti.” (Syf: 82, Prg: 3).

5.Ana düşünce:

Bu kitapta insanların başına gelebilecek her türlü kötü olay karşısında kendilerini bırakmamaları ve bir ders çıkartmaları gerektiğini anladım.