Covid Bulaşma Süresi

By | 28 Eylül 2021

İnsan sağlığı üzerinde küresel çapta etkileri olduğu herkes tarafından bilinen ve en önemli sağlık problemlerinin başında gelen COVID-19 salgını ile ilgili her geçen gün yeni veriler elde edilmektedir. Özellikle yoğun aşılama çalışmaları sayesinde, etkisi gittikçe kontrol altına alınmaya başlanan pandemide kişilerin en sık merak ettiği konulardan biri COVID bulaşma süresinin ne kadar olduğudur. Bu konuyla alakalı yapılan çalışmalar ışığında her gün yeni bilgilere ulaşılmaktadır.

Covid Bulaşma Süresi Ne Kadardır?

COVID-19 hastalığına sebep olan SARS-CoV-2 virüsü toplumda kolay ve hızla yayılabilme özelliği gösterdiğinden tüm dünyayı etkisi altına alan bir salgının yani pandeminin gelişmesine sebep olmuştur. Bu nedenle salgının kontrol altına alınabilmesinde dikkat edilen noktaların başında maske, mesafe ve temizlikle birlikte; temaslı veya temas şüphesi olan kişilerin belirli süre karantina altına alınması uygulaması yer alır. Karantina süresi temel olarak, virüsün kişilerde bulaştırıcılık kazanması için gereken inkübasyon süresi ile bulaşmaya müsait olduğu toplam süreyi kapsayacak şekilde ayarlanır.

Yapılan araştırmalar sonucunda COVID-19 hastalığı hafif-orta şiddette geçiren bireylerde bulaştırıcılığın 10 güne kadar devam edebildiğini göstermiştir. Yine hastalığın semptom göstermeye başlamadan 48 saat öncesine kadar bulaştırıcı olabildiğine dair veriler mevcuttur. Hastalık temas sonrası 2-14 gün arasında ortaya çıkabilmektedir. Çeşitli nedenlerle bağışıklık sistemi baskılanmış kabul edilen hastalarda hastalık ağır seyredebildiği için virüs yükünün uzun süre vücuttan uzaklaştırılamamasına bağlı olarak bulaştırıcılık süresinin 20 günü bulabildiği gösterilmiştir. Bu nedenlerden ötürü karantina süreleri 10 ile 14 gün arasında uygulanmaktadır.

Covid Nasıl Bulaşır?

Bilimsel çalışmalar SARS-CoV-2 virüsünün vücutta üst veya alt solunum yolu salgılarında, temaslı kişilerin kanında, idrarında, dışkısında ve diğer vücut sıvılarında bulunabildiğini göstermiştir. Bununla birlikte solunum yoluyla havaya ve yüzeylere karışan solunum salgıları haricinde diğer vücut sıvılarından başka kişilere bulaşma durumu ise henüz kanıtlanmamıştır. Bu nedenle COVID-19 hastalığının bulaşmasında öncelikli olarak burun ve ağız yoluyla havaya damlacık veya solunum yoluyla geçen virüs partikülleriyle ve bu partiküllerin kontamine ettiği yüzeylere temas edildikten sonra ellerin burun, ağız ve göze sürülmesi ile virüsün bulaştığı kabul edilir.

Tüm bu sebeplerle virüsle mücadelede en önemli tedbirler; kişilerin solunum yoluyla virüsü kapmaması için aralarında 2 metre mesafe bırakması, burnu ve ağzı kapatacak şekilde kullanılan maskeler kullanması, el temizliğine ciddi anlamda özen göstererek sık sık sabunla ellerin yıkanması ve yüzeylerin aralıklı olarak dezenfekte edilmesi şeklinde sıralanabilir.

Covid Geçiren Birine Virüs Tekrar Bulaşabilir Mi?

Son yapılan çalışmalar ışığında, önceden COVID-19 hastalığını geçiren kişilerde yeniden virüse yönelik yapılan testlerde pozitiflik veya hastalık tablosunun geliştiğine dair vaka raporları bildirilmiştir. Bununla birlikte, Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan araştırmalarda COVID-19 hastalığını geçirmenin bir süreliğine veya kalıcı bağışıklık bırakıp bırakmadığına dair kesin yargı oluşturacak düzeyde yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle hastalık geçirilmiş dahi olsa; maske takma, mesafe bırakılması veya temizliğe dikkat edilmesi gibi tedbirlere sıkı şekilde devam edilmesi ve aşı sırası geldiğinde aşılanmak gerekir.

Yine hastalık geçirenlerde virüsün üst veya alt solunum yolundan temin edilen salgı sıvılarında moleküler düzeyde tespit edilebildiği bildirilmiştir ancak bu kişilerin bulaştırıcılık gösterdiği veya bu kişilerde COVID-19 hastalığının geliştiğine dair yeterli düzeyde klinik kanıt bulunmamaktadır. Hastalıkla alakalı her gün yeni veriler elde edildiğinden, hastalığa dair yaklaşım ve öneriler sürekli güncellenir. Bu durumda bireylere düşen kısım; güncel veriler ışığında yapılan tavsiye ve talimatlara dikkat ederek maske, mesafe ve hijyen tedbirlerine, aşılanma ve hastalık geçirme durumuna bakılmaksızın, en üst düzeyde riayet edilmesidir.