Bilimsel Gelişmenin Niteliği

By | 15 Ekim 2021

Bilimin nasıl geliştiği ile ilgili çeşitli görüşler vardır.

  • Bu görüşlerden birine göre bilim yavaş fakat sürekli ilerleyen bir bilgi üretme ve çoğaltma surecidir.
  • İkinci görüşe göre ise bilimde gelişme teorik düzeyde yer alan köklü düşünme değişikliklerinin bir sonucudur.
  • Bilimin gelişimi karmaşık bir olaydır ve her ikisinde de gerçeklik payı vardır.
  • Gelişimin bir cephesi evrim bir cephesi devrim niteliğini taşır. Gerçekten bilimin gelişimi olgusal bilgilerimiz yönünden sürekli bir birikim, saptanmış olguları yorumlama ve açıklama yönünden ise ancak zaman zaman patlak veren düşüncede devrim biçiminde görünmektedir.
  • Örnek verecek olursak:
  • Geçmişte gözlem ve deney yoluyla saptanmış pek çok olgusal gerçekler (örneğin gezegenlerin hareketleri, gazların özellikleri, gel-git olayı, vb.) giderek artan bilgilerimizin bir bölümü olarak geçerliliklerini sürdürmektedir.
  • Oysa aynı sürekliliği, olguları açıklama amacıyla bilginlerce ileri sürülen teori veya teorik nitelikteki hipotezlerde bulamamaktayız. Aşağı yukarı aynı olgu grubunu açıklamak amacıyla muhtelif zamanlarda, çoğunlukla birbiriyle bağdaşmaz teorilerin ortaya atıldığını görüyoruz. Mesela gök cisimlerinin hareketlerinin açıklanması yolunda Eudoxos’tan Newton’a kadar geçen 2000 yıllık sürede ortaya değişik teoriler atıldığını görebiliriz. Bu tür olgusal buluşlar bilgi birikimi yaratmamakta her biri öncekini yıkma veya değiştirme rolü ile ortaya çıkmaktadır.
  • Bir teori aynı zamanda bir bakış açısı demek olduğundan aynı alanda rakip teorilerin ortaya çıktığını ve uzun süre tutunan teorilerin bile bir takım koşulların oluşmasıyla geçerliliklerini yitirdiklerini görmekteyiz.