Aplastik Anemi

By | 25 Eylül 2021

Aplastik anemi, vücudun ihtiyacı olan kan hücrelerini üretememesine bağlı olarak gelişen ve sonucunda vücudun sağlıklı çalışamamasına neden olan bir kan hastalığıdır. Hücrelere oksijen taşınması ve vücuttaki enfeksiyonlarla savaşılması gibi önemli görevler üstlenen kan hücrelerinin yetersizliği ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Her yaş grubundan insanda ortaya çıkabilecek olan hastalık, daha çok ergenlik ve öncesi dönemdeki çocuklarda ve 60 yaş üstü bireylerde görülür. Erken tanı ve uygulanacak doğru yöntemlerle oldukça nadir görülen bir hastalık olan aplastik aneminin tedavisi sağlanabilir. Tedavi edilmediği durumlarda hayati tehlike teşkil eden aplastik anemi nedenleri ve belirtilerini öğrenmek erken tanı ve müdahale açısından kritik önem taşır.

Aplastik Anemi Nedir?

Kan; plazma sıvısı ve kan hücrelerinden oluşur. Büyük çoğunluğu su olan plazma sıvısının yapısında aynı zamanda bazı mineral ve proteinler gibi bileşikler bulunur. Kan hücreleri ise kemik iliğinde üretilir ve kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositler olmak üzere toplamda 3 çeşit kan hücresi bulunur. Tamamı kemik iliğinin içerisinde üretilen kan hücrelerinin her bir çeşidinin vücutta farklı görevleri bulunur. Kemiğin içerisinde süngerimsi bir doku olan kemik iliğinin herhangi bir nedenden dolayı sağlıklı şekilde hücre üretemediği rahatsızlık ise aplastik anemi olarak adlandırılır.

Vücuttaki kan hücre sayısının yetersiz olması hayati tehlike teşkil eden ciddi rahatsızlıklara neden olabilir. Durumun ciddiyetini kavrayabilmek adına kan hücrelerinin görevlerinin bilinmesi oldukça önemlidir.

Kırmızı kan hücreleri, vücut içerisinde hücrelere oksijen taşımakla görevlidir. Kırmızı kan hücreleri, hemoglobin adı verilen protein ile oksijen aktarımını sağlar. Hemoglobin aynı zamanda kana kırmızı rengini veren proteindir. Kırmızı kan hücresi eksikliği yaşayan kişilerin organlarına yeterince oksijen taşınamaz ve buna bağlı olarak aşırı yorgunluk ve halsizlik gibi belirtiler görülebilir. Beyaz kan hücreleri ise vücudu tehdit eden enfeksiyonlarla savaşarak vücudu bu enfeksiyonlara karşı korur. Beyaz kan hücresinin eksik olduğu durumlarda, vücut hastalıklara karşı tamamen açık hale gelir. Trombositler ise kanın pıhtılaşmasından sorumlu kan hücreleridir. Ciddi anlamda trombosit eksikliği görülen kişilerde basit bir kanama bile öldürücü olabilir.

Aplastik anemi hastalarında, bütün kan hücresi türlerinin üretilmediği durumlarla karşılaşılabileceği gibi, bazı durumlarda kan hücrelerinden sadece bir tanesinde de ciddi eksiklik yaşanabilir. Yukarıda belirtilen kan hücresi çeşitlerinin herhangi biri ya da birkaçında görülen eksikliğin tedavi edilmemesi ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Aplastik Anemi Nedenleri

Aplastik aneminin nedeni çoğu durumda tam olarak tespit edilemez. En sık karşılaşılan neden olan kişinin kendi bağışıklık sisteminin doku ve hücrelere saldırması durumu çoğu vakada gözlemlenir, ancak otoimmün rahatsızlıkların nedeni belirsiz kalabilir. Hastalık riskini artıran nedenler ise temel anlamda iki kategoride incelenebilir. Bu kategoriler sonradan kazanılmış ve genetik aktarım sonucu görülen aplastik anemidir.

Fankoni anemisi gibi bazı kalıtsal hastalıklar aplastik anemiye neden olabilir. Nedeni belirlenemeyen aplastik anemi durumlarına ise idiyopatik aplastik anemi adı verilir. Bu nedenler dışında aplastik anemiye neden olan risk faktörleri şu şekildedir:

    • Hepatit, HIV gibi viral enfeksiyon hastalığı geçmişi
    • Bazı ilaçlara bağlı olarak görülen yan etkiler
    • Radyoterapi ya da kemoterapi alan kanser hastaları
    • Romatoid artrit ve lupus gibi otoimmün hastalıklar
    • Böcek ilacı, arsenik ve benzen gibi zararlı kimyasallara maruz kalma
    • Gebelik

Aplastik Anemi Belirtileri

Aplastik anemi belirtileri, kan hücresi sayısının yetersiz olmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Belirtiler, kişiden kişiye değişiklik gösterir. Genel olarak belirtilerin anemi ile benzerlik gösterdiği söylenebilir. Bazı hastalarda herhangi bir belirti görülmeyebilir ve bu durumda, hastalık sadece düzenli yapılan kan tahlilleri aracılığıyla tespit edilebilir.

Kemik iliğinin hangi kan hücresini daha az ürettiğine bağlı olarak değişebilen aplastik anemi belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Aşırı yorgunluk
  • Nefes darlığı
  • Kalp ritminde düzensizlik
  • Baş ağrısı
  • Halsizlik
  • Aşırı sinirlilik hali
  • Burun kanaması
  • Diş eti kanaması
  • Ciltte morarma
  • Zor durdurulan kanama
  • Ciltte kızarıklıklar
  • Ateş
  • Uzun süre atlatılamayan enfeksiyon hastalıkları

Hastalığın belirtileri geçici ya da kronik olabilir. Yaşanan belirtilerin şiddeti ise hastadan hastaya değişiklik gösterir.

Aplastik Anemi Tanısı

Her hastalığın tanısında olduğu gibi, uzman doktorlar ilk olarak kişinin medikal geçmişini sorgulayarak bazı fiziksel muayeneler uygularlar. Aneminin her türünde tanı aşamasında gerçekleştirilmesi gereken bir sonraki prosedür ise tam kan sayımıdır.

Kan sayımına bağlı olarak, kişide kan hücresi açısından eksiklik olup olmadığı tespit edilebilir. Aplastik anemiden şüphelenilen durumlarda biyopsi işleminin de uygulanması gerekir. Biyopsi işleminde, hastanın kalça ya da pelvis kemiğine bir iğne yardımı ile girilerek kemik iliğinden bir parça alınır ve alınan bu parça laboratuvar ortamında incelenir. Kemik iliğinin içerisinde kök hücre olup olmadığına bakılır. Kök hücrenin olmaması durumu geçici de olabilir, ancak bu durumun kronik hale gelmesi de mümkündür. Geçici durumlar daha sıktır ve tedavisi daha kolaydır. Kök hücrenin kemik iliğinin içerisinde neden olmadığının belirlenmesi için ise bazı ek testler uygulanabilir.

Aplastik Anemi Tedavisi

Tedavi süreci ve yöntemi; kişinin yaşı, medikal geçmişi ve belirtilerin şiddetine göre değişiklik gösterir. Belirti göstermeyen ya da sadece hafif belirtiler gösteren hastalarda tedaviden çok, alınacak önlemlerle durum kontrol altına alınabilir. Örneğin, düzenli alınan bazı ilaçların bırakılması ya da kişinin aşırı derecede maruz kaldığı zararlı kimyasaldan uzaklaşması sonucu durum normale dönebilir.

Tedavinin temel amacı aplastik anemiye neden olan durumun önüne geçmektir. En yaygın olarak başvurulan tedavi yöntemleri ise bağışıklık sistemini güçlendirici ilaçlar, kan nakli ya da kemik iliği naklidir.

Kan nakli; genel olarak kısa dönemli görülen aplastik anemi hastalarında başvurulan bir yöntemdir. Vücudun ihtiyaç duyduğu kan hücreleri hastaya dışarıdan verilir. Kısa süreli olarak belirtilerin azaltılmasını sağlayan bu yöntemin uzun dönemde başarılı olma ihtimali ise düşüktür.

Kemik iliği naklinde ise çeşitli nedenlere bağlı olarak işlevini yerine getiremeyen kemik iliği uygun bir donörden alınır ve hastaya verilir. Bu yöntem, genellikle durumun kronik hale geldiği hastalarda uygulanır. Genellikle 50 yaş ve altındaki hastalara önerilen yöntemde, en sağlıklı sonuçlar hastanın ailesinden birinin kemik iliğini vermesi sonucu görülür. Bu anlamda, kişiye en uyumlu donörlerin genel anlamda hastanın kardeşleri olduğu söylenebilir. Kemik iliği naklinin amacı uzun dönemli olarak hastanın kemik iliğini tekrar çalışır hale getirmektir.

Kemik iliği için uygun donör bulunamayan ve 50 yaş ve üzeri kişilerde uygulanan çeşitli ilaç tedavileri bulunmaktadır. Örneğin, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçların kullanıldığı yöntemde, kişinin bağışıklık sisteminin kemik iliğine zarar vermesinin önüne geçilmesi hedeflenir. İlaçların kullanımına bağlı olarak kan hücrelerinde artış gözlenebilir, ancak bu durum kalıcı olmayabilir. Bunun yanı sıra, kullanılan ilaçlar yüksek tansiyon ve bazı böbrek problemleri gibi çeşitli yan etkilere yol açabilir.

Tedavi süreci düzenli takip gerektirir. Kişinin bu süreç içerisinde kendini enfeksiyonlardan koruması oldukça önemlidir.