Apandisit Nedir?

By | 25 Eylül 2021

Apandisit, kalın bağırsağın başlangıç bölümünde yer alan 5 ile 10 cm boyutunda olan ve aynı zamanda apendiks olarak da bilinen bir kör bağırsak uzantısıdır ve genellikle apandisit iltihaplanması ile birlikte anılır. Apandisit, yarım santimetre genişliğindedir ve içinde lümen denilen bir uzantı bulunur. Apandisit iltihaplanması genellikle bu lümenin tıkanmasıyla birlikte ortaya çıkar. Lümenin, bağırsakla bağlantısının kapanması sonucu apandisit genişler ve dolaşımın bozulmasına bağlı olarak patlamaya neden olabilir. Apendiks veya apandisit, vücudun sağ alt tarafında yer alır ve ne işe yaradığı ya da görevinin ne olduğu tam olarak bilinmemektedir.

Apandisit iltihaplanması genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkıyor olsa da çocukluk ve yetişkinlik dönemlerinde de sıklıkla karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alır. Apandisit belirtileri sıklıkla gastroenterit (bağırsak enfeksiyonu) veya idrar yolu enfeksiyonu ile karıştırılabilir. Bu nedenle genellikle çocuk hastalara yanlış tedavi uygulanır ve gastroenterit veya idrar yolu enfeksiyonu tedavisinde kullanılan antibiyotikler veya ilaçlar verilir. Uygulanan ilaç tedavisi apandisit üzerinde etkili olmayacağı için bir süre sonra patlayabilir. Çocuklarda apandisit sorunlarının teşhis edilmesi zor olduğu için, çocukluk çağında acil müdahale gerektiren durumların başında gelir.

Apandisit İltihaplanması Türleri

Apandisit iltihaplanmasının farklı türleri bulunur:

    • Plastrone apandisit
    • Periapendiküler apse
    • Perfore apandist ve peritonit

Apandisit türleri arasında plastrone apandisit haricinde tüm türlerinin tedavisi cerrahi müdahaledir. Bazı durumlarda ise plastrone apandisit ve periapendiküler apse türünde cerrahi müdahale öncesinde ilaç tedavisi uygulanabilir.

Apandisit İltihaplanması Neden Olur?

Apandisit iltihaplanmasının en önemli faktörü kalın bağırsak ve ince bağırsağın arasında yer alan, kör bağırsağa bağlı lümen denilen uzantının tıkanmasıdır. Lümen tıkanmasına neden olabilen durumlar ise aşağıda sıralanmıştır:

    • Sertleşmiş dışkıların birikmesi
    • Bağırsak kurtları ya da bağırsak solucanları gibi bazı parazitler
    • Bağırsak içindeki taşlar
    • Bağırsak çevresinde oluşabilen bezelerin büyümesi

Tıkanan lümen şişip büyüyerek patlayabilir. Apandisit patlaması hayati tehlike oluşturabilir, bu nedenle patlayan apandisite hemen müdahale edilmesi son derece önemlidir. Apandisit iltihaplanmasının bir diğer nedeni de bağırsağın çalışma sistemidir. Bağırsağın çalışma düzenine bağlı gelişen apandisit ise genellikle çocuk yaştaki hastalarda ortaya çıkar.

Apandisit Belirtileri Nelerdir?

Apandisit belirtileri arasında en belirgin olan şiddetli karın ağrısıdır. Sağ alt karın bölgesinde ortaya çıkan karın ağrısı kişilerin yürüme, oturma, kalkma gibi günlük rutin hareketlerini kısıtlayacak kadar şiddetli olabilir. Çocuklar yaşadıkları karın ağrısını ifade etmekte zorluk yaşayabileceği için onlarda görülen apandisit belirtilerine çok dikkat edilmelidir. Apandisit belirtileri arasında;

    • Sağ alt karında gittikçe şiddetlenen ağrı
    • Mide bulantısı veya kusma
    • Yüksek ateş
    • Karında şişkinlik
    • İştah kaybı
    • İshal
    • Kabızlık
    • Gaz çıkarma
    • Öksürme, hapşırma veya derin nefes alındığında sağ alt karın bölgesinde ortaya çıkan şiddetli ağrı yer alır.

Apandisit Tanı Yöntemleri Nelerdir?

Apandisit sorunları, farklı hastalıkların semptomlarıyla benzerlik gösterdiği için kimi zaman teşhis edilmeleri zor olabilir. Bu yüzden apandisit belirtileri böbrek taşının veya mesane, idrar yolu, safra kesesi ve yumurtalık hastalıklarının belirtileri ile karıştırılabilir ve apandisitle ilgili hastalık tanısını konması güçleşebilir. Apandisit tanısındaki en önemli faktörlerden biri de kişinin şikayetleridir.

Tanı aşamasında hekim, hastayı dinledikten sonra fiziki muayene yapar ve sağ alt karın bölgesini kontrol eder. Hekim, yaptığı fiziksel muayene sonrasında apandisitten şüphelenirse tanıyı netleştirmek için bilgisayarlı tomografi, MRI (manyetik rezonans görüntüleme) ve karın ultrasonu gibi görüntüleme yöntemlerine başvurabilir. Ayrıca, kandaki iltihap oranını gösteren beyaz küre değerindeki artışı kontrol etmek için de bazı kan testleri isteyebilir.

Apandisitte Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Apandisitten şüphelenilen durumlarda ya da apandisit patlamasında acil müdahale çok önemlidir. Apandisitin patlamasıyla birlikte içinde bulunan mikroplar karın içine yayılır ve bir süre sonra hastada karın ağrısı, kusma, mide bulantısı, kandaki iltihabın yükselmesi, halsizlik, yüksek ateş ve tansiyon düşmesi veya septik şok görülebilir. Bu nedenle apandisitin en kısa sürede vücuttan çıkarılması gerekir.

Apandisit sorunlarının tedavi yöntemleri arasında ilk tercih edilen yöntem apendektomi olarak da bilinen apandisitin cerrahi işlem uygulanarak çıkarılmasıdır. Apendektomi yöntemi kapalı cerrahi (laparoskopi) ya da açık cerrahi olarak iki farklı şekilde gerçekleştirilebilir. Hastanın sağlık durumuna göre hekim hangi cerrahi yöntemi seçeceğine karar verir. Apendektomi yönteminde iltihaplanan apandisit çıkarılır. Karın içine dolan iltihaplı bölge yıkanarak temizlenir ve bölge kapatılır. Ameliyat esnasında takılan ve diren adı verilen küçük cerrahi tüple, vücut boşluğuna dolan sıvı birikimi dışarı atılır. Apandisit ameliyatı olan hastalar genellikle 4 veya 5 gün içerisinde normal hayatına dönse de tam iyileşme süreci 3 ile 4 haftayı bulabilir.

Bazı durumlarda ise plasyona apendiks ve periapendiküler apse hastalarına ilaç tedavisi uygulanabilir ancak ilaç tedavisinin uygulandığı durumlar çok nadirdir. Plasyona apendiks türünde geniş antibiyotik tedavisi uygulanarak hastanın durumu gözlemlenir. Hastanın durumunda düzelme varsa, tedaviye aynı şekilde devam edilebilir. Eğer hastanın karın ağrısı, ateşi veya kan testlerinde bir anomali varsa hastaya acil olarak cerrahi operasyon uygulanır. Apandisit tanısının konmadığı ve tedavi edilmediği durumlarda apandisit patlaması kaçınılmaz olabilir.

Apandisit Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Etmeli?

Apandisit ameliyatı olan kişiler eğer herhangi bir komplikasyonları yoksa, hastanede bir gün yattıktan sonra taburcu edilir. Hasta, eğer açık ameliyat olduysa birkaç gün dinlenmeli ve ağır işlerden uzak durmalıdır. Ameliyat sonrasında ise hastada diren takılı değilse 1 veya 2 gün sonra duş alabilir. Ayrıca, operasyon sonrasında antibiyotik ya da ağrı kesici ilaçların düzenli kullanılması gereklidir. Hastaların beslenmelerine dikkat etmesi ve gaz yapmayan sindirimi kolay yiyecekleri tüketilmesi önerilir.