Andropoz

By | 25 Eylül 2021

Halk arasında erkek menopozu olarak bilinen andropoz, erkeklerde yaşa bağlı olarak zamanla testosteron seviyesinde görülen azalmayı ifade eder. Bu durum, her ne kadar erkek menopozu olarak adlandırılsa da kadınlarda görülen menopozdan oldukça farklıdır. Kadınlarda yumurtlama döneminin bitmesi ve hormon seviyesinin azalması erkeklere göre çok daha hızlı gerçekleşir. Yaşa bağlı olarak gelişen doğal bir süreç olan andropoz erkeklerde çok uzun bir zaman dilimine yayılır ve erken evrede belirtilerin fark edilmesi pek mümkün değildir. Testosteron seviyesi kademeli olarak azalır ve yaş ilerledikçe özellikle karın bölgesinden kilo alma, cinsel fonksiyon bozuklukları ve depresyon gibi çeşitli belirtiler görülür.

Andropoz Nedir?

Erkeklik hormonu olarak bilinen testosteron, testis ve böbrek üstü bezlerde üretilir. Testosteron hem erkek hem de kadınlarda bulunan bir hormon olmasına rağmen, erkeklerde kadınlara göre çok daha fazla olan bir hormondur. Vücuttaki testosteron seviyesi ergenlik dönemiyle birlikte yükselir. Testosteron hormonunda görülen bu artış; ses kalınlaşması, kas kütlesinin artması, cinsel arzunun oluşması, sperm üretimi, kemik yoğunluğunun artması gibi durumlara yol açar. Ancak, erkeklerde yaş ilerledikçe hormon seviyesi azalır ve buna bağlı olarak çeşitli belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtilerle birlikte kişide görülen duygusal ve fiziksel değişiklikler andropoz olarak adlandırılır.

20’li yaşların ortalarında zirve yapan testosteron seviyesi, 30’lu yaşlardan itibaren yavaş yavaş azalmaya başlar. 40’lı yaşlardan itibaren hormon seviyesi yılda ortalama %1 azalır. Bu azalmaya rağmen, genel hormon seviyesinin uzun yıllar boyunca normal seviyelerde kaldığı söylenebilir. Andropozda, genel olarak 50’li yaşlara kadar herhangi bir belirti fark edilmez. 50’li yaşlardan sonra erkeklerin yaklaşık %30’unda andropoz belirtileri ortaya çıkar. 70 yaşından sonra, vücuttaki hormon seviyesi 20’li yaşlardaki seviyenin yarısına kadar düşebilir.

Kadınlarda görülen menopozdan farklı olarak, andropoz belirtileri erkeklerin tamamında görülmeyebilir. Kadınlarda menopozla birlikte ortaya çıkan yumurtlamanın tamamen durması gibi keskin ve kısa sürede gerçekleşen değişiklikler erkeklerde daha seyrek ve yavaştır. Ancak, testosteron seviyesi azaldıkça, bazı cinsel fonksiyon bozuklukları görülebilir.

Andropoz Tanısı

Genel olarak uzman doktorların öncelikle kişide görülen belirtileri sorgulaması ve yapılan bazı fiziksel testler sonucunda andropoz tanısı konulur. Kişinin yaşı ve tıbbi geçmişine bağlı olarak, andropozda görülen belirtilere benzer durumların olduğu hastalıkları ayırt edebilmek amacıyla çeşitli kan testleri istenebilir. Daha sonrasında ise özel olarak testosteron seviyesi incelenir. Testosteron seviyesinin normal seviyede olması kişide hiçbir belirtinin ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez. Bunun sebebi ise testosteronun vücutta farklı şekillerde kullanılmasıdır. Kişi yaşlandıkça vücuttaki serbest testosteron seviyesi azalır ve düşük seviyede çıkan serbest testosteron hormonu, uyarılması gereken dokuları uyaramaz hale gelir. Bunun sonucunda bazı organlar, işlevlerini tam olarak gerçekleştiremeyebilir.

Andropoz Belirtileri

Diğer pek çok hastalıkta olduğu gibi, andropoz belirtileri de kişiden kişiye farklılık gösterir. Ortaya çıkan belirtiler; fiziksel, cinsel ya da psikolojik olabilir. Yaş ilerledikçe belirtilerin şiddeti artabilir.

Testosteron; cinsel dürtü ve fonksiyonların düzgün şekilde çalışması için oldukça önemlidir. Vücuttaki hormon seviyesi düştükçe, kişide ereksiyon problemleri görülebilir. Aynı zamanda, sperm sayısında da azalma gözlenir.

Andropoz belirtileri ile beraber kişide birtakım duygusal problemler de yaşanabilir. Genel depresyon hali sıklıkla görülen bir durumdur. Hayattan keyif alamama, sürekli mutsuzluk ve sinirli ruh hali görülebilir. Testosteron seviyesinin düşmesine bağlı olarak zayıflayan ve azalan kas dokuları nedeniyle kişi kendini bitkin ve yorgun hisseder. Aynı zamanda, uyku düzeninde de birtakım problemler görülebilir.

Testosteron seviyesinin azalmasına bağlı olarak ortaya çıkan belirtilerden biri de özellikle karın ve bel bölgesinden kilo alınmasıdır. Vücudun yağ tutmaya daha eğilimli hale gelmesi nedeniyle göğüs ve karın bölgesinde yağlanma görülebilir.

Diğer sık görülen belirtiler ise şu şe şekildedir:

  • Cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık
  • Erken boşalma
  • Testislerde küçülme
  • Kısırlık
  • Unutkanlık
  • Kilo alma
  • Özgüven kaybı
  • Vücut tüylerinde azalma
  • Kemik erimesi
  • Anemi
  • Anksiyete
  • Motivasyon kaybı

Yukarıda sayılan belirtiler çoğu durumda erken yaşlarda çok yavaş ve fark edilmeyecek kadar hafif olsa da bazı özel durumlarda andropozun görülmesi beklenen yaş aralığından daha öncesinde de şiddetli belirtilerle karşılaşabilir. Bu erken belirtilere neden olan en yaygın faktör ise testis kanseri veya başka bir nedenden dolayı ameliyatla testislerin alınmasıdır. Bu duruma ek olarak, prostat kanseri hastaları testosteron seviyesini sınırlayıcı ve düşürücü bazı ilaçlar kullanırlar. Bu nedenle, bu ilaçları kullanan kişilerde, ileri yaşlarda beklenen andropoz belirtileri daha erken ortaya çıkabilir.

Andropoz; her erkekte görülebilecek doğal bir süreçtir. Ancak, belirtilerin kişinin sosyal ve iş yaşamını sekteye uğratması çeşitli psikolojik sorunlara neden olabilir. Türü ve şiddeti kişiden kişiye değişen belirtiler, bazı durumlarda hayat kalitesini ciddi anlamda azalttığı için bu konuda psikolojik destek alınabilir.

Andropoz Tedavisi

Yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikler ve bazı hususlara dikkat edilmesi andropoz belirtilerinin daha geç yaşlarda ortaya çıkmasını sağlayabilir. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek, hormon seviyesini daha uzun süreler boyunca istenilen seviyelerde tutacaktır. Özellikle sigara ve alkol tüketiminden kaçınmak, düzenli egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenme düzenine sahip olmak belirtilerin daha geç ortaya çıkması ve daha hafif geçmesini sağlar.

Hem andropoz sonucunda ortaya çıkan hem de kişinin sosyal yaşamında karşılaşabileceği sorunlarla şiddetlenen psikolojik problemlerin önüne geçmek için antidepresan kullanılabilir. Aynı zamanda, psikoterapi de andropoz belirtilerinin şiddetli görüldüğü kişiler için yararlı olabilir.

Kadınlara uygulanan hormon replasman tedavisine benzer şekilde, erkeklerde de testosteron replasman tedavisine başvurulabilir. Her hormon tedavisinde olduğu gibi, testosteron replasman tedavisinin de ciddi yan etkileri bulunur. Uzman doktorlardan bu konu hakkında detaylı bilgi almak ve bu tedavinin kişinin tıbbı geçmişine ne kadar uygun olduğunu tespit etmek büyük önem taşır. Bu tedavi yöntemi, daha çok belirti gösteren kişilerde uygulanan bir yöntemdir.

Testosteron vücuda birçok farklı yoldan verilebilir. En sık kullanılan yöntemler arasında testosteron bantlarıyla deriden testosteron verilmesi ve direkt cilde uygulanan testosteron kremleri bulunur.

Bu yönteme ek olarak kapsül halinde alınabilecek ilaçlar da mevcuttur. Ancak, karaciğer yetersizliği olan ve böbrek ya da kalp rahatsızlığı geçmişi olan kişiler için yan etkilerinden dolayı kapsül tedavisi önerilmez.

Testosteron iğnesi de andropoz tedavisinde başvurulan diğer bir yöntemdir. Testosteron iğnesi direkt olarak kas içine uygulanır. Ani hormon değişimi nedeniyle, bu tedavi uygulandıktan sonra ani duygu durum değişiklikleri görülebilir.

Testosteron replasman tedavisi; prostat ve meme kanseri hastaları, şiddetli uyku apnesi yaşayan kişiler ve çeşitli kalp rahatsızlığı olan hastalara önerilmez. Kişiye uygun tedavi yöntemi, tıbbi geçmiş göz önünde bulundurularak uzman doktor tarafından seçilir.

Belirtilerin şiddeti ve kişide ne gibi etkilere sebep olduğu uygulanacak tedavi planını da etkileyecektir. Yan etkileri ve riskleri nedeniyle, hormon tedavisine başlanmadan önce kişinin bu durumu iyice düşünmesi ve ortaya çıkabilecek komplikasyonlar hakkında detaylı bilgi edinmesi gerekir.