Alkali Beslenme

By | 25 Eylül 2021

Günlük beslenme; vücut sağlığını doğrudan ilgilendiren oldukça önemli bir konudur. Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığının kazanılması sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmaz faktörlerin başında gelir. Bunun yanı sıra, tüketilen gıdaların vücuttaki fizyolojik koşulları nasıl etkilediğine dair yapılan çalışmalar sonucunda besinlerin pH değerinin de sağlık açısından önemli olabileceği fikri ortaya atılmıştır. Dolayısıyla, besinlerin pH değerine odaklanan alkali beslenmenin öneminin son yıllarda gitgide arttığı söylenebilir.

Alkali Beslenme Nedir?

pH değeri; vücut sağlığını doğrudan etkileyen parametrelerden biridir. Herhangi bir kimyasal ortamdaki hidrojen iyonlarının yoğunluğunu ifade eden pH değeri; asidik ortamlarda yedinin altına düşerken, alkali ortamlarda yedinin üzerinde çıkar. Örneğin, vücudumuzdaki kanın 7,35-7,45 arasındaki pH değeriyle hafif alkali durumda olduğu söylenebilir. Bu değer, akciğer ve böbrek fonksiyonları sayesinde düzenlenip kontrol altında tutulur.

Bununla birlikte, enfeksiyon hastalıkları, eklem romatizması gibi romatizmal hastalıklar, kanser hastalığı, diyabete bağlı gelişen ketoasidoz koması gibi komplikasyonlar ve benzeri sağlık sorunlarında kanın pH değeri asidik değerlere yaklaşır ve insan vücudunda asidik özellikteki maddelerde artış gözlenir. Benzer şekilde, vücuda alınan gıdaların sindirimi sırasında çeşitli atık ürünleri ve yan ürünler sentezlenir. Alınan gıdanın içeriğine bağlı olarak bu son ve ara ürünler asidik özellikte olabilir. Asidik özellikteki bu maddelerin vücut içerisinde artış göstermesi ise bazı durumlarda zararlı etkiler doğurabilir.

Tüm bu unsurlar dikkate alındığında, alkali beslenme yönteminde, günlük beslenmede alkali özelliğe sahip gıdaların tüketilmesine özen gösterilir. Bu sayede, asidik özelliğe sahip maddelerin yol açabileceği rahatsızlıkların önüne geçilmesi ve asidik maddelerin vücut üzerindeki etkisinin azaltılması hedeflenir.

Alkali Beslenmenin Faydaları Nelerdir?

Alkali beslenmede temel olarak asidik karakterde olan maddelerin üretimini tetikleyen et, balık, yumurta ve bazı tahıllar yerine; sebze, meyve ve bakliyat tüketimine ağırlık verilir. Alkali beslenme, sebze ve meyveler gibi sağlıklı gıdaların tüketilmesini destekleyen ve fazla tüketildiğinde çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilecek gıdalara dikkat edilmesi gerektiğini belirten bir diyet olduğundan, sağlık açısından pek çok fayda sağlayabilir. Ancak, bu beslenme biçiminin kanın pH değerini değiştirdiğini kanıtlayan bir çalışma bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bu beslenme biçimi; kanın pH değerini daha alkali hale getirdiği için değil, sağlıklı besinlerin tüketimini teşvik ettiği için faydalıdır. Bu anlamda, alkali beslenmenin sağlayabileceği faydalar şu şekilde özetlenebilir:

Asit özellikli maddelerde görülen azalma

Meyve ve sebze gibi protein yönünden fakir, lif ve doymamış yağ bakımından zengin gıdaların tüketilmesi asidik karakterdeki metabolizma ürünlerinin miktarının azalmasına neden olur. Bu sayede, vücut; bu maddelerin doğurabileceği zararlı etkilere karşı korunmuş olur.

Vücut asit yükünün azaltılması sayesinde hastalıklarla mücadele

Özellikle diyabet ve enfeksiyon hastalıkları gibi kanın içerisinde yer alan asidik maddelerin düzeyinde artışa neden olan sağlık sorunlarına sahip kişilerde, alkali beslenme ile asidik maddelerin vücut üzerindeki etkisi azaltılmış olur ve böylece vücudun hastalıklarla daha etkin şekilde mücadele etmesi sağlanır.

Düşük kalori alımı

Alkali beslenmede genel olarak kalori yönünden düşük gıdalar tercih edildiğinden, bu beslenme biçiminin vücut için çok zararlı etkileri olan obeziteye karşı koruyucu olduğu söylenebilir. Benzer şekilde, alkali beslenme sayesinde kötü kolesterol düzeyinde de önemli bir azalma gözlenebilir.

Vitamin ve mineral alımının artması

Alkali beslenmenin temelini oluşturulan sebze ve meyveler vücut için gerekli vitamin ve mineraller açısından zengin olduğundan, bu beslenme biçimi genel vücut sağlığının korunmasına katkıda bulunur.

Antioksidan alımının artması

A ve C vitaminleri gibi alkali beslenmede kritik öneme sahip meyve ve sebzelerden alınabilen antioksidan özellikteki maddeler; hastalıklardan korunma ve hastalıklarla mücadelede oldukça etkilidir.