Alkalen Fosfataz

By | 25 Eylül 2021

Vücut fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde yerine getirilebilmesi için pek çok biyokimyasal ve fizyolojik süreç bir arada çalışır. Bu süreçlerin önemli bir kısmı enzim adı verilen, özel protein yapılı maddelerin yardımıyla gerçekleşir. Vücudumuzda farklı görevler üstlenen bazı enzimler ise çeşitli sağlık sorunlarının tanısında kullanılan tahlillerde önemli veriler sunar ve hastalık tanısı konmasına yardımcı olur. Bu enzimlerden biri de alkalen fosfataz adı verilen enzimdir. Karaciğer, kemik, bağırsak ve paratiroid hastalıklarının teşhisi ve tedavisinde kullanılır.

Alkalen Fosfataz Nedir?

ALP olarak da adlandırılan alkalen fosfataz; vücudumuzda kas-iskelet sistemi ile sindirim sisteminde yer alan çeşitli dokularda yoğun olarak bulunan ve önemli biyokimyasal reaksiyonların gerçekleştirilmesinden sorumlu bir enzimdir. Özellikle kemik dokusu ile safra yollarına ait dokularda bulunan ALP enzimi; alkali hücre şartlarında fosfor elementinin metabolizmasına ilişkin bazı fizyolojik olayların düzenlenmesinde görev alır.

Bu sayede, kemiklerin kalsiyum ve fosfor bağlayarak mineral depolamasından çeşitli maddelerin safra yoluyla vücuttan atılmasına kadar çeşitli biyolojik olaylarda ALP enzimi önemli görevler üstlenir. ALP enziminin görev üstlendiği dokularda çeşitli sağlık sorunlarının görülmesi durumunda, hücre içeriklerinin kana karışmasıyla birlikte kandaki ALP miktarı yükselmeye başlar. Bu nedenle, kan testlerinde ALP düzeyinin incelenmesi bazı hastalıkların tanısında yararlı bilgi sağlayabilir.

Alkalen Fosfataz Referans Aralığı Kaçtır?

Sağlıklı bir kişideki ALP enzimi miktarı yaş ve cinsiyete göre değişmekle birlikte ortalama 40 – 130 IU/ml aralığında olması gerekir. Bu nedenle, ALP değerinin 130 IU/ml değerinin üstünde çıkması durumunda, ALP yüksekliğinden söz edilebilir. ALP yüksekliği, bazı sağlık problemlerinin tespit edilebilmesi açısından önemli bir veridir.

ALP enzimi ölçümü; karaciğer ve safra yolları ile kemik metabolizmasının incelenmesinde kullanılan rutin değerlendirmelerden biridir. Ancak, kandaki ALP miktarı kas-iskelet problemleri, sindirim sistemi hastalıkları ve aynı zamanda karaciğer ve safra yollarına bağlı sorunların görüldüğü durumlarda yükselebildiğinden, bu değerin ayırıcı tanıda yardımcı olabilmesi için başka kan değerleri ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Dolayısıyla, ALP değeri; karaciğer fonksiyon testleri arasında yer alan GGT, ALT ve AST gibi enzimler ile kalsiyum, fosfor ve parathormon gibi kemik metabolizmasına ilişkin maddelerle birlikte incelenir.

ALP değeri nadiren de olsa yanlış veya yetersiz beslenmeye bağlı olarak C vitamini, folik asit ve fosfor gibi kemik dokuları için gerekli vitamin ve minerallerin eksikliğinde normal referans aralığından daha düşük düzeyde çıkabilir. ALP düşüklüğü oldukça nadir karşılaşılan bir durum olsa da altta yatan besin eksikliğinin giderilmesi ile düzeltilebilir.

Alkalen Fosfataz Hangi Durumlarda Yükselir?

Kanın içerisinde bulunan alkalen fosfataz miktarı; yoğun olarak bulunduğu dokularda görülen metabolizma değişiklikleri veya dokuları etkileyen sağlık problemlerinin varlığında yükselmeye başlar. Bu anlamda, aşağıdaki durumlarda kanda ölçülen ALP değeri yüksek çıkabilir:

  • Hamilelik: Gebelikle birlikte gerçekleşen çeşitli fizyolojik değişikliklerin yanı sıra, ALP enziminin plasenta üzerinden kana karışması nedeniyle, alkalen fosfataz değeri hamile kadınlarda yüksek çıkabilir.
  • Kemik rahatsızlıkları: Kemik kırıkları, enfeksiyon, kemiği etkileyen çeşitli romatolojik hastalıklar ve Paget hastalığı gibi sağlık sorunlarının görüldüğü durumlarda ALP değeri çok yüksek değerlerde ölçülebilir.
  • D vitamini eksikliği: D vitamini kemik metabolizmasının düzenlenmesinde önemli rol üstlenen bir hormon gibi davranır. Bu nedenle, vücuda yeterli D vitamini alınmadığı durumlarda, kemiklerde hızlı bir yıkım süreci başlar ve buna bağlı olarak ALP değeri yükselir.
  • Kemiklerde büyüme: Büyüme ve gelişme çağındaki çocuklarda kemik metabolizması oldukça hızlı olduğundan, ALP değeri sağlıklı çocuklarda yüksek çıkabilir.
  • Kanser: Özellikle kemik kaynaklı tümörler ile kemiklere başka dokulardan geçen kanser dokularının metastaz yaptığı durumlarda ALP değeri artar.
  • Safra yolları ile ilgili problemler: Safra yollarında tıkanmaya yol açan taş, tümör veya enfeksiyon gibi durumlarda yüksek ALP değerleri saptanabilir.
  • Karaciğer hastalıkları: Safra üretiminden sorumlu karaciğer hücrelerinde yıkıma yol açan her türlü sağlık probleminin varlığında ALP değeri artabilir.
  • Hormonal problemler: Kemik metabolizmasının düzenlenmesinden sorumlu paratiroit bezi kaynaklı parathormon gibi maddelerin miktarında görülen değişimler ALP değerinde artışa neden olabilir.
  • Kronik hastalıklar: Kalp yetmezliği ve kronik böbrek hastalıkları gibi kronik hastalıklar kemik ve sindirim sistemi fonksiyonlarının çalışmasını olumsuz etkileyebileceğinden, bu hastalıkların görüldüğü durumlarda ALP değeri yüksek çıkabilir.
  • Enfeksiyon hastalıkları: Enfeksiyöz mononükleoz gibi bazı enfeksiyon hastalıklarının seyrinde ALP değerinde artışlar gözlenebilir.
  • İlaçlar: Karaciğer dokusunda yan etkilere neden olan parasetamol ve statinler ALP değerinde artışa yol açabilir.

Alkalen Fosfataz Yüksekliği Durumunda Nasıl Bir Yol İzlenir?

Alkalen fosfataz miktarında görülen artış tek başına herhangi bir hastalık tanısı konması için yeterli değildir. Her ne kadar çeşitli sağlık sorunlarının anlaşılması açısından önemli veriler sağlasa da ALP yüksekliğine neden olan asıl problemin tespiti uzman doktor tarafından yapılacak inceleme sonucunda mümkün olabilir. Bu nedenle, doktor tarafından hastalardan ayrıntılı hastalık öyküsü alınması ve detaylı fizik muayene yapılması son derece önemlidir.

Tüm bu incelemeler ışığında, ALP yüksekliğine yol açabilecek altta yatan neden tespit edilir ve bu hastalığa uygun bir tedavi planı oluşturulur. ALP değeri hem kemik hem de sindirim sistemine ilişkin problemlerin görüldüğü durumlarda yükselebildiğinden, bu iki hastalık grubunun birbirinden ayrılabilmesi için farklı tetkiklere de başvurulması gerekir. Kemik problemleri için direkt röntgen grafilerine başvurulur ve aynı zamanda kan kalsiyum ve fosfor değerleri veya kemik metabolizmasına ilişkin hormonların düzeyleri incelenir. Sindirim sistemi problemlerinde ise AST, ALT, GGT ve albümin gibi karaciğer fonksiyon testleri veya safra yollarının incelenmesini sağlayan ultrasonografi gibi yöntemler kullanılır.

Kemik problemlerinden kaynaklanan ALP yüksekliğinde altta yatan hastalığın spesifik tedavisi uygulanır. D vitamini veya mineral eksikliklerinde gereken miktarda vitamin ve mineral takviyesine başlanırken, kırık veya kemik tümörü gibi bazı rahatsızlıklarda cerrahi tedavi yöntemlerine başvurulması gündeme gelebilir. Yine kemik metabolizmasını düzenleyen hormon değerlerinin bozulduğu durumlarda, hormonu üreten paratiroit bezi gibi dokuların vücuttan alınması gerekebilir.

Safra yollarına ilişkin problemlerde ise safra yollarındaki tıkanıklıkların giderilmesi amaçlanır. Bu doğrultuda, taş ve tümör gibi tıkanıklığa neden olan faktörler, ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjiyo Pankreatografi) gibi çeşitli girişimsel yöntemler veya açık ameliyatla ortadan kaldırılır. Karaciğer hastalıklarında altta yatan nedene yönelik ilaç ve destek tedavileri uygulanır.